Blog.

Alperen Şengün’ün NBA tarihinde en çok triple-double yapan pivotlardan biri olarak resmen adını duyurmasının ardından Joel Embiid sosyal medyada “Sadece şanslıydı ve benim sahip olduğum yetenek seviyesine sahip değil” diye tepki gösterdi. Alperen’in sadece 5 dakika sonra verdiği yanıt, hayranlarının takdirini kazandı ve Joel Embiid’i susturdu.

Alperen Şengün’ün NBA tarihinde en çok triple-double yapan pivotlardan biri olarak resmen adını duyurmasının ardından Joel Embiid sosyal medyada “Sadece şanslıydı ve benim sahip olduğum yetenek seviyesine sahip değil” diye tepki gösterdi. Alperen’in sadece 5 dakika sonra verdiği yanıt, hayranlarının takdirini kazandı ve Joel Embiid’i susturdu.

admin
admin
Posted underNews

Alperen Şengün’ün NBA tarihinde en çok triple-double yapan pivotlardan biri olarak resmen adını duyurmasının ardından Joel Embiid sosyal medyada “Sadece şanslıydı ve benim sahip olduğum yetenek seviyesine sahip değil” diye tepki gösterdi. Alperen’in sadece 5 dakika sonra verdiği yanıt, hayranlarının takdirini kazandı ve Joel Embiid’i susturdu.

Alperen Şengün’ün NBA tarihinde en çok triple-double yapan pivotlardan biri olarak adını resmen duyurması, sadece istatistik sayfalarında değil, küresel basketbol gündeminde de güçlü bir yankı uyandırdı. Genç yaşına rağmen oyun görüşü, pas yeteneği ve pota altındaki sezgileriyle modern pivot tanımını yeniden şekillendiren Şengün, bu başarıyla birlikte Türk basketbolunun NBA’deki en parlak simalarından biri hâline geldi. Ancak bu tarihi anın sevinci henüz soğumamışken, beklenmedik bir çıkış tartışmanın fitilini ateşledi.

Joel Embiid, sosyal medyada yaptığı kısa ama sert bir paylaşımla gündemi altüst etti. “Sadece şanslıydı ve benim sahip olduğum yetenek seviyesine sahip değil,” cümlesi, NBA dünyasında adeta soğuk bir duş etkisi yarattı. Embiid’in sözleri, sadece Şengün’ü değil, onun oyun tarzına hayran olan geniş bir hayran kitlesini de hedef alıyordu. Bu ifade, tecrübe ile gençliğin, yıldız egosu ile yükselen potansiyelin sert bir çarpışması olarak yorumlandı.

Embiid’in açıklaması dakikalar içinde milyonlara ulaştı. Bazıları bunu rekabetin doğal bir parçası olarak görürken, önemli bir kesim sözleri gereksiz ve küçümseyici buldu. Şengün’ün triple-double başarısının “şans” olarak nitelendirilmesi, istatistiklerin arkasındaki emek ve basketbol zekâsını yok saymak anlamına geliyordu. Tartışma, NBA’in geçmişindeki büyük pivot rekabetleriyle kıyaslanmaya başladı; Hakeem Olajuwon–Shaquille O’Neal, Tim Duncan–Kevin Garnett gibi ikonik karşılaşmalar yeniden hatırlandı.

Tam bu noktada, herkes Alperen Şengün’ün nasıl bir yanıt vereceğini merak ediyordu. Genç oyuncunun sessiz kalması da olasıydı, sert bir karşılık vermesi de. Ancak Şengün, kariyerinde sıkça yaptığı gibi, alışılmış kalıpların dışına çıkmayı tercih etti. Embiid’in paylaşımından yalnızca beş dakika sonra attığı kısa yanıt, beklenenden çok daha etkili oldu. Ne uzun bir savunma vardı ne de hakaret içeren bir üslup.

Şengün’ün cevabı netti, sakin ve özgüven doluydu. Basketbolu konuşan bir mesajdı; sayıdan, şanstan ya da bireysel üstünlükten değil, oyunun kendisinden bahsediyordu. Bu kısa yanıt, sosyal medyada adeta bir dalga etkisi yarattı. Hayranlar, “olgunluk dersi” yorumları yaparken, pek çok eski oyuncu ve spor yorumcusu da Şengün’ün yaklaşımını takdir etti. Embiid cephesinden ise uzun süre sessizlik geldi.

Bu sessizlik, tartışmayı daha da ilginç hâle getirdi. Çünkü Embiid, kariyeri boyunca polemiklerden kaçmayan, sahada olduğu kadar mikrofon önünde de güçlü bir figür olarak tanınıyordu. Ancak bu kez Şengün’ün cevabı, tartışmayı kişisel bir kavgadan çıkarıp profesyonel bir zemine taşımıştı. Pek çok analist, Embiid’in bu noktada suskun kalmasını, karşılığın etkisini kabulleniş olarak yorumladı.

Olayın yankıları sadece NBA ile sınırlı kalmadı. Türkiye’de spor gündemi günlerce bu konuyu konuştu. Şengün’ün genç yaşına rağmen sergilediği duruş, sadece bir basketbol başarısı olarak değil, bir karakter göstergesi olarak da ele alındı. Sosyal medyada binlerce genç sporcu, Şengün’ün cevabını örnek göstererek “sahada konuşmanın” önemini vurguladı.

İşin ilginç yanı, Embiid’in sözlerinin ardından Şengün’ün performansında gözle görülür bir düşüş yaşanmaması, aksine istikrarlı şekilde devam etmesiydi. Bazı maçlarda pas trafiğini daha da öne çıkardı, takım arkadaşlarını oyuna katma konusunda ekstra sorumluluk aldı. Bu durum, onun oyunu sadece bireysel başarı üzerinden okumadığını bir kez daha kanıtladı. Triple-double’lar, artık bir hedef değil, oyunun doğal bir sonucu gibi görünüyordu.

Basketbol tarihine bakıldığında, bu tür söz düellolarının bazen efsanevi rekabetlere dönüştüğü görülür. Ancak Şengün–Embiid hattında yaşanan bu olay, farklı bir ders içeriyordu. Tecrübe ile gençliğin çatışması, bu kez bağırarak değil, sakin bir cümleyle sonuçlanmıştı. Şengün’ün beş dakikada verdiği yanıt, belki de modern spor iletişiminin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayda geçti.

NBA kulislerinde konuşulanlara göre, bazı yöneticiler ve koçlar da bu olaydan sonra Şengün’ün liderlik potansiyeline farklı bir gözle bakmaya başladı. Sadece saha içi katkısı değil, kriz anlarında sergilediği tavır da onu özel kılıyordu. Bu, genç bir oyuncu için nadir görülen bir özellikti ve uzun vadede kariyerini belirleyebilecek bir avantaj olarak değerlendiriliyordu.

Joel Embiid cephesinde ise tartışmanın yankıları bir süre daha devam etti. Bazı taraftarlar Embiid’i savunurken, bazıları da sözlerinin gereksiz olduğunu kabul etti. Ancak ortak bir görüş vardı: Şengün’ün cevabı, tartışmayı kazanan tarafın kim olduğunu belirlemişti. Sessizlik, bu kez en yüksek ses olmuştu.

Sonuç olarak, Alperen Şengün’ün NBA tarihinde en çok triple-double yapan pivotlardan biri olarak yazdığı bu yeni sayfa, sadece istatistiklerle değil, sergilediği duruşla da hatırlanacak gibi görünüyor. Joel Embiid’in sözleri, bir anlık bir çıkış olarak tarihe geçerken, Şengün’ün beş dakikada verdiği yanıt, uzun yıllar örnek gösterilecek bir olgunluk anı olarak hafızalarda kalacak. Basketbol, bazen sayıdan ibaret değildir; bazen bir cümle, bin istatistikten daha fazla şey anlatır.

Dahası, bu kısa ama etkili yanıtın ardından NBA çevrelerinde başlayan tartışma, sadece iki oyuncu arasındaki rekabetle sınırlı kalmadı. Birçok eski oyuncu ve yorumcu, Alperen Şengün’ün istatistiklerinin artık “şans” kelimesiyle açıklanamayacak bir noktaya ulaştığını vurguladı. Onlara göre mesele sadece triple-double sayıları değil, Şengün’ün oyunu okuma becerisi, pas zamanlaması ve takım arkadaşlarını daha iyi hale getirme yeteneğiydi.

Houston’daki soyunma odasından sızan bilgilere göre Alperen, Embiid’in sözlerini duyduktan sonra ne sinirlendi ne de kamuoyu önünde polemiğe girmeye çalıştı. Aksine, bir sonraki idmanda her zamankinden daha sessiz, daha odaklı ve daha kararlıydı. Koç ekibi, bu tavrın genç pivotun zihinsel olgunluğunun en net göstergesi olduğunu dile getirdi.

Philadelphia cephesinde ise Embiid’in açıklamalarının yankısı beklenenden daha sert oldu. Bazı taraftarlar onu savunurken, bazıları da “büyük oyuncular, büyük performansları alkışlar” diyerek eleştirdi. Tüm bu karmaşa içinde tek bir gerçek öne çıkıyordu: Alperen Şengün artık sadece yükselen bir yetenek değil, ligin en üst seviyesinde ciddiye alınması gereken bir güç haline gelmişti.